Disiplin

En Çok İlerleme Kaydettiğiniz Zamanlar, Hayatınızın En Sıkıcı Günlerinizden Çıkacak

Çalışmaktan sıkıldığınız ve bunaldığınız günleri yıllar sonra bir dönüm noktası olarak hatırlayacaksınız.

Asım Atış ·

En Çok İlerleme Kaydettiğiniz Zamanlar, Hayatınızın En Sıkıcı Günlerinizden Çıkacak

Hiç düşündünüz mü?

En çok ne zaman geliştiğinizi, başarıya yaklaştığınızı ve gerçekten ilerleme kaydettiğinizi...

Ben size söyleyeyim.

En çok sıkılmış, bunalmış ve yaptığınız şeylerden keyif almıyormuş gibi hissettiğiniz dönemlerde; buna rağmen sorumluluklarınızı bir görev gibi görüp yerine getirmeye devam ettiğiniz zamanlarda, ortalama günlerinize kıyasla çok daha büyük bir ivme kazanırsınız.

Çünkü o dönemlerde zihniniz aslında gereksiz uyaranlardan uzaklaşmış ve tek bir hedefe odaklanmıştır.

Kötü hissedersiniz.

Ama yine de yaparsınız.

Yorulmuş hissedersiniz.

Ama yine de koşarsınız.

Artık günleriniz birbirinin aynısı olmaya başlamıştır. Sürekli daha iyi olmaya çalışıyor, aynı işleri tekrar tekrar yapıyorsunuzdur. Buna rağmen telefonu elinize alır ve bir kez daha soğuk arama yaparsınız.

İşte en çok geliştiğiniz zamanlar tam olarak bunlardır.

Çünkü gelişim çoğu zaman heyecanlı hissettiğiniz günlerde değil, kimsenin görmek istemeyeceği kadar sıradan geçen günlerde gerçekleşir.

Bu yüzden o dönemin kıymetini bilmeniz gerekir.

Çünkü sonsuza kadar sürmeyecek.

Bu sadece bir geçiş dönemidir ve her geçiş döneminin olduğu gibi bunun da bir sonu vardır.

Şimdi şöyle düşünebilirsiniz:

"Biz insanız, robot değiliz. Eğlenmeye de ihtiyacımız var."

Kesinlikle haklısınız.

Elbette eğleneceksiniz, dinleneceksiniz ve hayatın tadını çıkaracaksınız.

Fakat bu, en büyük gelişiminizin çoğu zaman en sıkıcı günlerinizde gerçekleştiği gerçeğini değiştirmiyor.

Aslında bilimsel araştırmalar da bunu destekliyor.

"Bilim insanlarına göre sıkıcılık yalnızca olumsuz bir duygu değildir. Aksine, beynin 'mevcut durum artık bana yetmiyor' sinyalidir. Bu sinyal insanı yeni hedefler aramaya, farklı deneyimler yaşamaya ve davranışlarını değiştirmeye yöneltebilir. Kısacası, hayatınızdaki en büyük ilerlemeler bazen en sıkıcı günlerinizin ardından başlayabilir."

(Kaynak: Uehara, I. & Ikegaya, Y. (2024). The Meaning of Boredom. EMBO Reports.)

Size kendimden bir örnek vereyim.

Hayatımda en fazla görüşme ayarladığım, en çok teklif hazırladığım ve en fazla satış kapattığım dönem tam da bu döngünün içindeydi.

Hayatım neredeyse şu üçgenden oluşuyordu:

Spor - İş - Strateji.

Sabah erkenden koşuya çıkıyordum.

Ardından ağırlık antrenmanına gidiyordum.

Sonra bir kafeye geçip kahvemi içerken kitabımı okuyordum.

Daha sonra masaya oturuyor ve soğuk aramalara başlıyordum.

Günlük hedefim 50 aramaydı.

Bunların yaklaşık 15-20 tanesi gerçekten verimli geçiyordu.

Ardından pipeline'ımdaki müşterilerle görüşüyor, yeni teklifler hazırlıyor ve toplantım varsa şirket ziyaretlerine gidiyordum.

Akşam olduğunda ise günü bitirmeden önce stratejilerimi gözden geçiriyor, günün kritiğini yapıyor ve ertesi gün neleri daha iyi yapabileceğimi planlıyordum.

Sonra ertesi gün aynı döngü yeniden başlıyordu.

Bu tempoyu yaklaşık iki ay sürdürebildim.

İşin ilginç tarafı ise şuydu:

Bu iki aylık süreçte yaptığım görüşme sayısı, hazırladığım teklifler, gerçekleştirdiğim toplantılar ve kapattığım satışlar; normal geçen yaklaşık on aylık performansımın iki katına ulaşmıştı.

Bunu hiçbir abartı olmadan, tamamen kendi tecrübeme dayanarak söyleyebilirim.

Elbette kimsenin hayatını sürekli bu tempoda yaşaması gerektiğini düşünmüyorum.

Uzun süre aynı disiplin içerisinde kalmak zaman zaman insanı yorabilir, tükenmiş hissettirebilir ve bazı konularda gereksiz takıntılar geliştirmesine neden olabilir.

Hayat yalnızca çalışmaktan ibaret değildir.

Fakat bu gerçek, sıkıcı ama disiplinli geçen dönemlerin performansınızı olağanüstü seviyelere taşıyabileceği gerçeğini değiştirmiyor.

Belki de bugün size çok sıradan gelen, hatta bazen bunaldığınız o günler...

Yıllar sonra dönüp baktığınızda hayatınızı en çok değiştiren dönemler olarak hatırlanacak. 😊